28 Ekim 2015 Çarşamba

KÜÇÜK PRENS-Antonie De Saint- Exupery




" Evrenin bir köşesinde, hiç görmediğimiz bir koyun, bir gülü yedi mi, yemedi mi? Büyük bir gizem."

Yazarının dediği gibi büyüklere yazılmış bir masal Küçük Prens... Ama anlayabilirler mi ki onlar? Fazla düşünceli, fazla telaşlı, fazla meşgul, her şeyin fazlasındandırlar oysa... 

Çocukların içindeki heyecan kalmış mıdır onlarda? Ya hayaller? Mesela fil yutmuş bir boğa yılanı çizsem diyorum. (Çizebilir miyim emin değilim aslında) 




Kaç büyük ayırabilir bunu bir şapkadan? Yalnızca beni döndürürler yolumdan, sevdiğim zevk aldığım şeyden öteleyip, kendilerince mantıklı gelene iterler düşünmeden.

Bu yüzden susmalıyım işte, yılanın içindeki fili gören birini bulana kadar golften, siyasetten, kravatlardan bahsetmeliyim onlara.

Ne kadar da açık oysa ama anlamıyor büyükler çünkü onlar fazla tuhaf oluyorlar.

Ancak belki...

Belki çöle düştüğüm bir vakit bulurum yılanın içindeki fili gören birini... Ve onu bulmanın mutluluğuyla hakkında sorular sorduğum vakit, benim yeteneksizliğime aldırmadan bir koyun çizmemi ister benden. 

Sonunda içine koyunu koyduğum kutuyu çizip kazanırım gönlünü ben de. 



Yaşadığı küçük gezegeni anlatır o da bana, bir Türk bilim adamı bulmuştur onu ancak kötü giyinişlidir, ciddiye alınmaz böylece, dedim ya tuhaftır büyükler manadan çok maddeye odaklanırlar çünkü.


Gülü senin için önemli kılan, ona harcadığın zamandır.

Anlatır anlatmasına da Presimin aklı hala koyunundadır oysa, ondan da ziyade ardında bıraktığı dostunda... "Koyun çok ot yer mi ki acaba?"

"Eğer, milyonlarca yıldızdan yalnız birinde tek bir örneği olan bir çiçeği seviyorsan, yıldızlara bakmak bile mutlu hissettirir sana kendini. -Çiçeğim orada bir yerde...- dersin kendine. Ama koyun çiçeği yedi mi tüm yıldızlar söner! "

Ben de rahatlasın diye koyun için bir de ip çizerim ona. Çok vefalıdır benim minik Prensim, aldığının karşısında birçok şey öğretir bana...



İnsanın kendini yargılamasının ne dengi zor olduğunu mesela,

"Kişinin kendini yargılaması, başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendi kendini yargılamayı beceriyorsan, hakikaten bilge kişisin demektir."



 ve tuhaf büyüklerin yaptıklarının nedenini unutup, çoğu zaman anlamsız işlerle uğraştıklarını,



 ve dünyadaki onca insan arasında nasıl giderek yalnızlaştıklarını da...

"-Ne tuhaf bir gezegen bu!- diye düşündü Küçük Prens. -Kupkuru, sipsivri ve çok tuzlu. İnsanlarda da hayal gücü diye bir şey yok. Ne söylense tekrar ediyorlar...-"


Günün birinde herkes kendi yıldızını bulabilsin diye mi parlaktır yıldızlar?

Sahip olmanın öneminden bahseder sonra,

"İnsanların hiçbir şey öğrenecek vakitleri yok artık. Her şeyi atıcılardan hazır alıyorlar. Ama dost satan bir satıcı olmadığından, insanların dostları yok artık."



Ve her ne kadar diğerleriyle aynı görünseler de özen gösterdiğimiz şeylerin bizim için tek olduğundan...

"Benim gülüme hiç benzemiyorsunuz. Gözümde hiçbir kıymetiniz yok. Uğruınuza kimse can vermek istemez.Elbette yoldan geçen sıradan biri gülümü gördüğünde, size benzediğini sanacaktır. Ama, o tek başına hepinizden daha önemli, çünkü, o benim suladığım gül. Çünkü üzerini cam fanusla örttüğüm o. Çünkü kelebek olması için bıraktığım bir ikisi dışında üzerindeki tüm tırtılları ayıkladığım o. Çünkü sızlanmalarına, böbürlenmelerine, hatta suskunluklarına kulak kesildiğim de o. Çünkü o benim gülüm."

İnsanların aslında ne aradığını bilmediğinden ve yaşama telaşı yüzünden mutsuz olduklarından da.

"Senin gezegenindeki insanlar, tek bir bahçeye beş bin gül dikiyolar... Ama yine de aradıklarını bulamıyorlar. Gözler gerçeği gösteremez ki, yüreğiyle aramalı insan."



Aslında bildiğim ama belki de önemsemediğim gerçekleri gösterdi küçücük, bedeni kocaman yüreğiyle...


"Günün birinde üzüntün geçince(üzüntüler günün birinde mutlaka geçer), beni tanımış olduğuna sevineceksin. Hep dostum kalacaksın benim. Benimle gülmek isteyeceksin. Bazen, aklına esip pencereni açacaksın. Dostların senin gökyüzüne bakıp güldüğünü görünce hayretler içinde kalacaklar. O zaman sen de onlara, yıldızlar beni hep güldürür diyeceksin."

Ve zamanı geldiğinde ise çizdiğim yılanı da katıp yanına gitti Küçük Prens...





Yazara katılmamak ne mümkün...

"Birgün yolunuz Afrika'ya çöle düşerse hatırlayabilmek için resme iyice bakın. Eğer gerçekten buraya uğramışsanız, acele etmeyin lütfen. Yızdızların altında biraz bekleyin. Eğer bir çocuk size doğru gelirse, altın sarısı saçları varsa, hele soru sorduğunuzda yanıt vermiyorsa, o olduğunu hemen anlayacaksınız. O zaman ne olur böyle kederler içinde bırakmayın beni, geri döndüğünü yazın..."


Şimdi tüm bunları anlatsam diyorum... 
Küçük Prens'le tanıştığımı söylesem... İnanırlar mı ki bana? Hayallerine kavuşabilirler mi yeniden? 

En azından şansımı denemeliyim belki de... Tüm büyükler bir zamanlar çocuktular çünkü. -Pek azı hatırlayabilse de.-

Puan:







22 yorum:

  1. Ciddi ciddi iki üç kere okudum bende bu kitabı -genelde kitap almayı unuttuğumda- her seferinde biraz daha büyümüş bir daha okuyayim demiş tam anlarım diye düşünmüştüm, ama her okuduğumda daha farklı kafa yoruyor kitaba insan. İleride bir daha okursan belki farklı anlamlar çıkarırsın. :D Ben daha çok okuyacağımı düşünüyorum ki aklımda daha farklı fikirlerle okuyacağımdan her seferinde farklı anlamlar çıkacaktır. :P

    Ah böyle yorum yapmayı hiç sevmiyorum. :D Yazının etkisinde kalınca yorumda garip geliyor. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum, her seferinde farklı anlamlar çıkarılabilecek bir kitap çok çok sevdim ben de. Küçüklere masal, büyüklere gerçek :)

      Sil
  2. Kaç defa elime aldım da okumadım ben bu kitabı :D Belki bir kez daha alırsam elime okumadan bırakmayacağım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okumak için biraz geç kaldım açıkçası uzun zamandır aklımdaydı ve kitapçıda öööyle gezinirken karşıma çıktı birden. ve zamanının geldiğini düşündüm. Keşke daha önce okusaymışım eminim ki birkaç defa okuyacağım. Çok zaman almıyor zaten okumak 1 saat bile sürmüyor. Bence okursan sen de çok seveceksin.

      Sil
  3. kimi şeyler konusunda üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, geç kaldım demem. bu bir kitap, bir dizi, yada animasyon içinde olabilir. küçük prens ile tanışmam benim oldukça geç olmuştu doğrusu, ama dönüp baktığımda yada kitabı elime her aldığımda iyi ki okumuşum derim. senin yazının ardından yeniden okuma isteği depreşti. öyle hoş anlatmışsın ki, ne desem sönük, ne desem noksan kalacak. bu güzel yazı için sağolasın dreamella, ellerine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnandın mı Küçük Prens'le tanıştığıma :)
      Ben de çok beğendim, hatta okurken altını çize çize bir kaldım. Bu kadar incelikle böylesi gerçekleri anlatan ne kadar kitap var ki? Çocuk kitabı olarak düşünmüştüm hep, yazık etmişim.
      Yazıyı beğendiğine sevindim. Klasik tanıtımdan ziyade böyle bir şey yapayım dedim, olduğu kadarıyla :)

      Sil
    2. hem de nasıl. ^^ gökyüzünde kimi anlar sağdan ikinci bir yıldız gördüğümde şuan bile aklıma neverland geliyorsa -ki, bu dediğimde samimiyim- yazında da o denli etkilendim. elbet, var olabilir küçük prens, tıpkı gökte milyonlarca tek yürek olup ışıldayan yıldızlar gibi, hangisi olduğunu bilemeyiz belki neverland'e gidecek olan yolun, tıpkı küçük prensin olduğu gibi, fakat orada bir yerde var olduğu düşüncesi bile yeter insanın yüreğini mutlulukla kaplamaya. :)

      Sil
    3. Kesinlikle.. Çoğu gerçek bir zamanlar düştü değil mi (:
      İnsan varsa hayaller de var, hayalin yoksa yaşamak neye yarar.. (ne kadar kafiyeli oldu bu böyle, yoksa böyle bir şiir falan vardı da ben mi unuttum. Kendime mâl etmeyeyim boşa ^_^)

      Sil
  4. Küçük Prens kitaplığımda olmasına rağmen bir türlü okumaya başlayamadım. Yazını okudum ve bugün okumaya karar verdim. Ancak yazın çok güzel ve kendi blogumda yorumlayabileceğimi sanmıyorum. Bu kadar iyi bir şey çıkmayacaktır ortaya. :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sen de çok beğeneceksin ve benim gibi "şimdiye kadar neden okumadım." diyeceksin kendine. Yazımı beğendiğine çok sevindim ama eminim ki sen çok daha güzellerini yazarsın. Blogunu inceledim benimki yeni bir blog seninki de, elimizden geleni yapalım o zaman :) Fighting! hehe

      Sil
  5. Küçük Prens ile tanışmam 12 yaşındaydı. Çok sevdiğim bir öğretmenim anlatmıştı. Alıntıladığınız sözler o kadar güzel ki, kitabı alıp bende okumak istiyorum artık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok sevdim eminim ki sen de seveceksin. Zaten kısacık hızla bitiyor :(

      Sil
  6. Ayyyyy okumayan bir benim herhalde bu kitabı neden ama neden:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok güzel bir kitap zaten bir kere başlasan bitirmeden birakmazsin. Haydi başla :)

      Sil
  7. Daha bende okumadım kitabı sadece hakkında çok güzel seyler duydum:)
    Birde başka yerlerden alıntılarını okudum.
    Senin yazında güzel olmuş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir kitap, ben de yeni okudum sayılır. Kısacık hemen bitiveriyor :)

      Sil
  8. &
    Ben daha çok küçükken babam (bazen de ablam) bu kitapı benim için okurdu. Çünki okumayı bilmiyordum:) Şu "senin gezegenindekiler beş bin gül ekiyor..." kısmını okuduğunda sormuştum ki "senin yüreğin göre biliyor mu ki o.O?". Babam şöyle demişti:" abinin, ablanın, senin gözlerin yok mu ki?" -"vaar"- "e o zaman yüreğim görüyor demek ki". Üstünden o kadaaaar zaman geçmiş ve ben kitapı kendim okuduğumda bunu hatırlayıp o kadar duygusallaşmıştım ki! O zaman ne dediğini anlamadığımı hatırlıyorum. Şimdi anlamış olmak güzel:) Ve bu kitap sanırım pariste yapılan bir ankette hayattan değiştiren kitaplar listesinin başında geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel bir anı. İnsan gerçekten mutlu oluyor seneler sonra hatırladığında, senin adına çok sevindim canım. Ben de çok sevdim kitabı. Hayatı mı değiştirdi mi? hımm sanırım pek değil ama bana da güzel şeyleri anımsattı diyebilirim. Belki daha erken okusaydım daha güzel olurdu.

      Sil
  9. Senin yazını okumayarak çok şey kaçırmışım. Ama düşüncelerimizin bi noktada bağdaştığını bilmek insana kendini iyi hissettiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle hoş geldin. Yazımı beğendiğine çok sevindim ve evet aynı düşünceleri paylaşmak çok güzel :)

      Sil
  10. Anlatımın çok hoşuma gitti. Küçük Prens içinde alınması gereken birden fazla ders barındırıyor ve her yaştan insana hitap ediyor bence. Biraz geç okuduğum bir kitap oldu benim ama olsun. Birkaç kez okunmayı da kesinlikle hak ediyor :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok geç okudum gerçekten ama okudum yine de ve çok zevk aldım okurken, dediğin gibi bir çok öğüt var içinde. Büyüklere masal demişti biri sanırım :)

      Sil

Tasarım : Merve Canbaz