Kaçıp saklanabiliyor insan her şeyden...
Kendini acıtan, hayatını zorlaştıran, katlanamadığı hatta bırakamadığı her şeyden...
Mutlaka buluyor sığınacak bir kuytu, rüzgarın değmediği -ya da değmeyeceğini sandığı.-
Ama nasıl saklanır kendisinden?
Nasıl bırakıp gidebilir onu bir yerlerde?
Oysaki asıl istediği bu oluyor çoğu zaman kaçarken; kendinden uzaklaşmak ama ne mümkün.
Gölgesini bırakabilse bir sokak lambasının altına belki daha kolay olacak her şey. Ama biliyor gittiği her yerde tam ardında olduğunu, en karanlık dehlizlerde bile küçücük bir ışık süzmesi yetiyor gerçeği ortaya çıkarmaya. Ne kadar koşarsa o kadar hızlanıyor o da ve ne kadar iterse o kadar bütünü oluyor.
"Alışmalı" diyor bazıları...
"Alışmalı kendinle yaşamaya..."
Sanki aksi mümkünmüş gibi!







